AB’den İsrail’e karşı ticaret önlemleri ve yaptırım hamlesi
Investing.com – Avrupa Komisyonu, İsrail’in Gazze’de artan insan hakları ihlalleri nedeniyle Avrupa Birliği ile olan ticari ilişkilerinin kısıtlanması ve İsrailli bazı bakanlarla yerleşimciler ile Hamas’a yönelik yeni yaptırımlar uygulanması yönünde çok kapsamlı bir teklif paketi hazırladı. Bu girişim, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 2025 Birliğin Durumu konuşmasında duyurduğu politik dönüşüm çerçevesinde şekillendi.
Komisyon’un önerileri, AB ile İsrail arasında yürürlükte olan Euro-Akdeniz Ortaklık Anlaşması’nın bazı ticaretle ilişkili hükümlerini askıya almayı ve yaklaşık 5,8 milyar euro değerindeki İsrail menşeli ürünlere tercihli erişimi sona erdirmeyi içeriyor. Ayrıca, İsrail hükümetinde görev yapan aşırılıkçı bakanların ve Batı Şeria’daki şiddet yanlısı yerleşimcilerin yaptırım listesine eklenmesi hedefleniyor.
İkili destek mekanizmaları dondurulacak
Avrupa Komisyonu, İsrail ile yürütülen ikili kurumsal ve teknik iş birliklerini de askıya alma kararı aldı. 2025-2027 dönemi için planlanan yıllık ortalama 6 milyon avroluk destek dahil olmak üzere, toplamda 20 milyon avroya denk gelen fonların dondurulması planlanıyor. Bu kapsamda, AB’nin İsrail’deki bazı programlara sağladığı doğrudan destek ve bölgesel projeler de durdurulacak.
Dondurulacak destek kalemleri arasında AB’nin İsrail ile yürüttüğü ikili kurumsal kalkınma projeleri, eğitim iş birlikleri ve teknik yardımlar yer alıyor. Bununla birlikte, İsrail’deki sivil toplum kuruluşları ile birlikte Holokost anma merkezi Yad Vashem’e yönelik destekler bu kararın dışında tutulacak.
Yaptırımlar: Bakanlar, yerleşimciler ve Hamas hedefte
Yaptırım paketi, dört taslak yasal düzenlemeden oluşuyor. AB Konseyi’ne sunulan bu tasarılar kapsamında:
- Aşırılıkçı İsrail bakanları ve şiddet yanlısı yerleşimciler için AB’nin Küresel İnsan Hakları Yaptırımlar Rejimi kapsamında toplam 9 isim listelenecek.
- Hamas politbürosundan 10 üye, yeni kriterlere göre bireysel yaptırımlar listesine dahil edilecek.
Bu yaptırımların hayata geçebilmesi için AB Konseyi üyelerinin oy birliğiyle onayı gerekiyor. Komisyon yetkilileri, alınan önlemlerin cezalandırıcı değil; Gazze’deki insani durumu iyileştirmek amacı taşıdığını vurguladı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, hedeflerinin “İsrail’i cezalandırmak değil, Gazze’deki durumu iyileştirmek” olduğunu belirtti.
AB-İsrail ticaretinin çerçevesi
Avrupa Birliği, İsrail’in en büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. 2024 yılı itibarıyla İsrail’in uluslararası ticaretinin %32’si AB ülkeleriyle gerçekleşti. AB ile İsrail arasındaki toplam mal ticareti hacmi 2024 yılında 42,6 milyar euro seviyesinde ölçüldü. AB, 26,7 milyar euro ile İsrail’e en fazla ihracat yapan taraf olurken, ithalat ise 15,9 milyar euro düzeyindeydi.
İhracatta en yüksek pay, makine ve taşıma ekipmanlarında (%43), ardından kimyasallar (%18) ve diğer imalat sanayi ürünleri (%11,7) oldu. Hizmet ticareti tarafında ise 2023 yılı rakamlarına göre AB’nin İsrail ile toplam hizmet alışverişi 25,6 milyar euro’ya ulaştı.
İhlal gerekçesi: Ortaklık Anlaşması’na aykırılık
Komisyon’un önerisinin dayanağı, Euro-Akdeniz Ortaklık Anlaşması’nın 2. maddesinde yer alan “insan haklarına ve demokratik ilkelere saygı” yükümlülüğünün ihlal edilmiş olması. Bu madde uyarınca, taraflar arasındaki ilişkiler bu ilkeler üzerine inşa edilmeli ve bunlara uyulması zorunlu olarak kabul ediliyor.
Komisyon tarafından hazırlanan değerlendirme raporuna göre, İsrail’in Gazze’ye yönelik ağır askeri operasyonları, insani yardımların engellenmesi ve yerleşim planlarının ilerletilmesi insan haklarına aykırı bulundu. Bu nedenle “ciddi nitelikte sözleşme ihlali” oluştuğu sonucuna varıldı ve AB, Ortaklık Anlaşması hükümlerine dayanarak tek taraflı tedbir alma hakkını kullandı.
Sonraki adımlar
Komisyon’un teklifinin yürürlüğe girmesi için ticaretle ilgili kısmın AB Konseyi tarafından nitelikli çoğunlukla, yaptırımların ise oy birliğiyle kabul edilmesi gerekiyor. Ticaret hükümleri askıya alınırsa, İsrail malları AB’ye artık düşük tarifelerle değil, diğer üçüncü ülkelere uygulanan şartlar kapsamında ithal edilecek. Askıya alma kararı alındıktan sonra 30 gün içinde uygulamaya konacak.
Bu gelişmeler, Avrupa Birliği’nin dış politikasında insan haklarını temel ilke olarak benimsediğini bir kez daha ortaya koyarken, AB-İsrail ilişkilerinde yeni bir dönemin sinyallerini verdi.






